3 Şubat 2012 Cuma

*:*:* Mevlid Kandili *:*:*



Mevlid Gecesi İslam dininin kıymet verdiği mübarek gecelerden biri Mevlid, Arapça “doğum zamanı” demektir Kameri takvimdeki aylardan Rebiu'l-evvel ayının on birinci ve on ikinci günleri arasındaki geceye Mevlid gecesi denir Çünkü bu gece, dünyadaki bütün insanlara en son peygamber olarak gönderilen hazret-i Muhammed Mustafa'nın (sallallahü aleyhi ve sellem) doğduğu gecedir İslamiyette bu gece, Kadir gecesinden sonra en kıymetli gecedir.

Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) nübüvvetten (peygamber olduğunun bildirilmesinden) sonra, her yıl bu geceye ehemmiyet verirdi Her peygamberin ümmeti kendi peygamberinin doğum gününü bayram yapardı Bu gün de bütün Müslümanların bayramı, neş'e ve sevinç günü olmuştur Dünyanın her yerindeki Müslümanlar, bu kutsal gecede, Kur'an-ı kerim okuyarak, ibadet ederek, mevlid okuyarak Allahü tealaya yalvarırlar Birbirlerini ziyaret ederek hediyeleşirler Bu gece, Peygamber efendimiz doğduğu için sevinenler affolur Bu gecede, Resulullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) doğum zamanı görülen halleri okumak, dinlemek, öğrenmek, dinen makbul ve muteber olurPeygamberimiz kendileri de bunları anlatırlardı Eshab-ı kiram da bir yerde toplanıp okurlar, bu halleri anlatırlardıPeygamberimizin doğum zamanı görülen harikalar, sayılamayacak kadar çoktur Bunlar Siyer kitaplarında uzun yazılıdır.

Peygamberimizin doğduğu zaman görülen hallerden bazıları şunlardır: Abdülmuttalib'in kızı, yani Peygamberimizin halası olan Safiyye Hatun şöyle anlatıyor: “Muhammed aleyhisselamın doğumu zamanında, annesinin yanında bulunuyordumKendisinde birçok alamet gördüm Bunların her biri, O'nun peygamberliğine delildi Doğar doğmaz secdeye vardı O anda yeryüzünde bulunan canlı-cansız her şey O'na uyarak Allahü tealaya secde ettiler O'nu yıkamak istedim; “Zahmet etmeyin Biz O'nu yıkadık ve gönderdik” diye bir ses duydum Fasih (apaçık) bir dille “La ilahe illallah İnni Resulullah” yani (Allah'tan başka ilah yoktur Ben O'nun peygamberiyim) diyordu Meleklerin, O'na “Esselamü aleyküm ya Resulallah” dediklerini duydum”

Halası Safiye Hatun yine şöyle anlatıyor: “Oğlan mı, kız mı olduğuna bakayım dedim Etrafımı bir nur kuşattıAnnesinden doğduğu zaman hava henüz karanlıktı Baktım, bütün ev aydınlanmıştı Gün ortası gibi olmuştu Dışarı çıktım Doğudan batıya kadar, bütün alem Muhammed aleyhisselamın nurundan aydınlanmıştı O anda, bütün yeryüzü yemyeşil oldu Bütün sahralar otlanmış, bütün ağaçlar yaprak ve çiçek açmış, yeryüzünün bütün pınarları şırıl şırıl akmış, bütün dertlilerin derdi gitmiş, hepsi rahatlamış, bütün hastalar sıhhate kavuşmuş, bütün hamileler doğurmuş, gökleri ve yeri, “Ümmi, Arabi, Haşimi olan son Peygamber dünyaya geldi” nidası kaplamış gördüm”

Muhammed aleyhisselamın doğduğu gece yeryüzünde yüzüstü düşmeyen bir put, sönmeyen bir ateş kalmadı Tahtlar tersine döndü, puthaneler sallandı Kisra (İran şahı)nın sarayı çatladı, bütün kiliseler, havralar yerinden oynadı Bütün şeytanlar korkup, “Ne oldu?” diye titrediler alemdeki bütün hayvanlar ve kuşlar, birbirine yüz dönüp, Muhammed aleyhisselamın dünyaya geldiğini müjdelediler.



2 yorum:

  1. 21. izleyici olarak merhaba blogunu çok beğendim artık sıkı bir takipçinim bende beklerim sevgiler

    YanıtlaSil
  2. Merhaba, hoşgeldin :) ALLAH RAZI OLSUN kardeşim, teşekkür ederim, elbette gelirim.

    YanıtlaSil